Sizin hayalleriniz..,Bizim işimiz. Pardus... Özgürlük İçin...
Hosgeldiniz! e-posta: shabidyn@yahoo.com
Milliyet Yorumlar Hürriyet Yorumlar Site Hakkında

SON MAKALELER

(10-Ekim-2007)Shabidyn

CEBIT 2007 İZLENİMLERİM VE BİLGİSAYARIN DİLİNİ İNGİLİZCE SANAN ŞAŞKINLAR?


Haftasonu CEBIT eurasia Bilişim fuarına gittim. Bu fuar bilindiği üzere senede bir kere Tüyap Beylikdüzü’nde düzenleniyor. Her sene daha bir organize oluyorlar. Birçok sponsoru var ama ana sponsorlar Turkcell ve Vestel idi. Toplam 10 salon var. Salonları genel olarak “İş Dünyası”, “Dijital Yaşam”, “Telekomünikasyon” şeklinde ayırmak mümkün.

İlk bakışta ilgimi çekenler : Sony VAIO serisi yeni notebook bilgisayarlar. Ne kadar küçük ve kompakt olurlarsa fiyatları da o kadar artıyor. Özellikle 13.3 inch olanlar oldukça güzel bence. Vestel büyük bir alan kullanmış tüm digital ürünlerini hemen hemen sergilemişti. Büyük takımların lisanslarını alarak tasarlanmış notebook bilgisayarlar ilginçti. Bunlarda VISTA işletim sistemi var ve ait olduğu takımın güncel bilgilerini ekrana getiriyor. Vestel ayrıca PC azmanı ve su ile soğutulan bir makine tasarlamış ve saydam bir kasa içinde sunmuş. Makine de RAM 8 GB, işlemcisi Core 2 dual 3 GHz, diski 1.5 Tera byte! Böyle bir makine de ancak su ile soğutulur herhalde ama radyatör su kaynatırsa kasa içerisindeki donanım ne olur bilemem. Panasonic yine 262cm dev plazma televizyonunu getirmiş. Sinema perdesine benziyordu. Tam HighDefinition uyumlu idi yani görüntüde yatayda 1920 nokta dikeyde 1080 nokta var. Yanına kadar yaklaştım bakalım netlik kaybolacak mı diye ama netlik çok az kayboldu. Plazmaların yanında LCD TV’leri de görüyorsunuz ama plazmadaki görüntü daha doğal, yani LCD teknolojisinin katedeceği daha çok yol var anlaşılan. Özellikle gri tonlamalarda, siyah renk vermede LCD’ler zayıf kalıyor ama yine de geleceğin teknoljisi LCD olacak gibi görünüyor.

Özellikle LCD monitörler son zamanlarda çok tercih edilmeye başlandılar. Tüplü monitörlerde olduğu gibi bir radyasyon problemleri yok. Bilindiği üzere tüplü monitörlerden çıkan ışınlar gözleri ve cildi kurutur. LCD’ler az enerji harcarlar, çevre dostudurlar ve az yer kaplarlar, fiyatları da uygun hale geldi. Genelde gördüğüm saçma bir uygulama var, değinmeden geçemeyeceğim. Teknomarketlerin çoğu LCD monitör ile LCD televizyon arasındaki farkı anlamaktan acizler. Çoğu yerde LCD monitörlerde çizgi film ya da sinema filmi oynatılıyor. LCD monitörün öncelikle bir dökümanı, yazıyı, imajı doğru ve net şekilde göstermesi önemlidir. Özellikle PDF dökümanlarını nasıl gösterdiği çok önemlidir. LCD monitör karşısında elektronik bir kitabı gözlerin rahatsız olmadan okuyabiliyor musun, önemli olan budur. Bilgisayarında TV kartın varsa film de seyredersin tabii ama birincil amaç film seyretmek değildir. Onun için LCD TV alıp kullanmak daha uygun. Yapılan bir diğer hata da LCD monitörleri orta hali ekran kartı olan bir PC’ye paralel bağlayıp müşteriye sunuyorlar. Böyle yapınca kıt özellikli ekran kartı ve paralel çalışma yüzünden LCD monitörün gerçek çözünürlüğü gerçek netliği, kontrastı müşteriye gösterilememiş oluyor. LCD monitör alacaklara uyarım şudur, LCD monitörü mutlaka onun özelliklerini maksimum yansıtacak ekran kartına doğrutan bağlatarak inceleyin. Mutlaka üzerinde bir PDF dökümanı okuyun, hatta okuduğunuz dökümanın printer çıktısını alıp ekrandakiyle karşılaştırın. Fontları imajları düzgün gösteriyor mu emin olun! LCD monitörlerde hızlı görüntüler de seyredecekseniz tepki süresinin 2 milisaniyeye kadar inebildiği daha pahalı monitörlere bakmanız gerekecek. Sıfır piksel hatayı garanti edenler de tercih sebebi olabilir, çünkü LCD üzerinde bazen bir ya da daha fazla piksel yanık olabiliyor orada sinek gibi duruyor. Bu bağlamda TV alacaklara da şu basit tavsiyeleri hatırlatayım. Alacağınız TV’de çizgi film seyretmeyin satıcıdan size doğadan gerçek görüntüler göstermesini isteyin. Gri tonlamaları nasıl yaptığına dikkat edin yani gölgedeki adamı görebiliyor musunuz ona bakın. Şu anda bile klasik tüplü TV’ler gri tonlamayı Plazma’dan ve LCD’den daha iyi yapıyorlar! Hızlı görüntülerdeki performansına bakın, eğer hareketli görüntülerde ekran mozaikleşiyorsa TV görüntüyü işlemekte ağır kalıyor demektir.

Fuarda gördüğüm diğer ilginç gelişmeler navigasyon cihazlarıyla ilgiliydi. Navigasyon cihazı, genelde araca takılan küçük renkli ekranı olan ve içindeki GPS (coğrafi konumlama sistemi) sayesinde bulunduğu yeri bilen bir sistemdir. Üzerinde çalışan bir yazılım sayesinde şehrin haritası üzerinden sizi istediğiniz noktaya rota çizerek götürebiliyor. Gideceğiniz yerin adresini giriyorsunuz, navigasyon cihazı ekranı üzerinde rotanızı göstererek sizi hedefe ulaştırmaya çalışıyor. Bulunduğunuz yere en yakın hastane, eczane, restorant nedir diye sorabiliyorsunuz ve seçtiğiniz yere yine sizi götürebiliyor. Ama sistemin bir eksikliği var trafik durum bilgisiyle entegrasyonu yok, yani seçtiği rota üzerinde trafik sıkışık mı, kaza var mı bilmiyor. Avrupa’da bu sistem 10 yıldır oturmuş durumda bize daha yeni yeni geliyor. Henüz düzgün bir şehirler haritası bile yok her navigasyon şirketi değişik kaynaklardan haritalar bulmuşlar ve onları kullanmaya çalışıyorlar. Tüm şehirleri kapsayan ve bizi kapı numarasına kadar götürebilen navigasyon sistemlerine ihtiyaç var. Şimdiki (AB’ye göre) ilkel hallerine bakıp üzülmeye de gerek yok çünkü bu cihazların üzerindeki yazılım ve haritalar (iyileştirildikçe) güncellenebiliyorlar. Burada da şöyle bir tuhaflıkla karşılaştım. Navigasyon şirketleri nedense gayet lakayıt bir şekilde Türkçe’ye önem vermiyorlar! Haritalardaki yer isimleri, kullanılan programlardaki arayüzlerde Türkçe harfler çoğunlukla yok. Örneğin, adres blgisi gireceksiniz, karşınıza A,B,C,D diye dizilmiş ve üstelik İngilizce alfabede bir sanal klavye geliyor!? Yetkililerden birine bu rezaletin nedenini sordum, Sanayi bakanlığı yerelleştirilmesi yapılmamış böyle ürünlerin satışına nasıl izin veriyor dedim? Eleman da Bilgisayarın dili Dünyada Ingilizce’dir demesin mi ! Boğazlamamak için kendimi zor tuttum, sakinleşmeye çalışarak, bilgisayarın dilinin İngilizce filan olmadığını, tüm programların bir sunum katmanının olabileceğini ve bunun o ülkenin diline uygun yapılabileceğini anlatmaya çalıştım. Bu mantıkla bilgisayarın dili Çince olsaydı Çince navigator cihazı mı satacaktınız dedim. Ayrıca dünya kadar Türkçe harflerle yazılmış, Türkçe WEB sitesi var yani Türkçe sunum imkanı olmasa bu siteler de olmazdı dedim ama bilmiyorum ne kadar anladı. Tamam navigator cihazlarında başka dil ve klavye seçme imkanı olsun (örneğin İngilizce olabilir) ama Türkçe de standart olsun. Cihazı açınca karşıma “Q” harfli klavye ve “DOĞANCILAR” yerine “dogancilar” yazan bir harita gelmesin. Umarım Sanayi Bakanlığı bu yakınmalarımı ihbar kabul eder (etmese de zaten onlara da bir mektup atacağım).

Bu haftalık bu kadar. Ramazan Bayramınız kutlu olsun. Unutmayalım “Bayram Tatili” diye bir şey yoktur, bayram tatil değildir, akrabalarımızı, sevdiklerimizi hatırlamak içindir. “Bayram tatili” deyimi kapitalist sistemin tüketim dayatmalarından biridir ve insanları kendi ulusal kültürlerinden koparıp yoz küresel kültüre montajlama çabasıdır. Burada Piyasalar Tanrı’nın yerini almıştır. Dünyada piyasalardan daha önemli değerler olduğunu da unutmayalım, esenlikler dilerim.

ÖNCEKİ MAKALELER

SEÇME YAZILAR

TEKNOLOJİ

TAVSİYE SİTELER

Merak ettiğiniz sorgulamalar... En kapsamli Beşiktaş yaşam ve firma rehberi, 2008... İlk Kurşun İzmir'de Ocak 2006'dan beri aylık yayımlanan Atatürkçü gazetedir